Kaliteli ve dayanıklı bir ses için fonasyon organlarının kusursuz çalışması gerekir. Bu organlardaki herhangi bir bozulma, sesin de bozulmasına hatta kaybına sebep olur.

Ses kısıklığı çoğunlukla larenkste, ses tellerindeki problemlerden meydana gelir. Konuşma esnasında ses tellerin arasından geçen nefes ses tellerinin titreşimini sağlar. Bu titreşimdeki bozulma kısıklıkla sonuçlanır.

Ses organlarının bozulmasına bağlı şikayetler:

  • Ses organlarının bozulmasına bağlı yakınmalar
  • Kısılma, güçsüzlük ve zayıflık
  • Ses kalitesinde değişiklik
  • Çatallanma
  • Pürüzlenme
  • Anlaşılmada güçlük
  • İletişim problemleri
  • Solunum güçlüğü
  • Boğaz ağrısı
  • Takılma hissi

Ses kısıklığı “disfoni” (bozuk ses) olarak tanımlanır. Eğer ses telinde bir doku problemi yada bir kitle var ise organik; doku problemi olmadan kullanım şekli ve buna bağlı kısıklık durumu fonksiyonel disfoni olarak tanımlanır.

Sesin doğal işleyişini bozan, fonasyonu zorlaştıran ses problemleri iki haftadan fazla sürerse ve seste kendiliğinden bir iyileşme görülmezse en kısa zamanda bir uzman hekime başvurulmalıdır. Ses hastalıkları zamanında tedavi edilmezse ileride cerrahi operasyon gerektirecek daha büyük ses problemlerine neden olur.

Ses hastalılarında tedavi, hastalığın durumuna ve türüne göre belirlenir. Bazı problemler tıbbi-cerrahi tedavi gerektirirken (Tablo 2), bazen de tek başına ses terapisi uygulanır (Tablo 3).

Cerrahi Tedavi Gereken Ses Kısıklıkları

  • Ses teli polipi
  • Sert nodüller
  • Kist
  • Tümörler
  • Kanser şüphesi
  • Düzelmeyen ses teli felçleri
  • Yapısal ince ve kalın ses kalitesi

Ses Terapisi Uygulanan Durumlar

  • Yumuşak ses teli nodülleri
  • Psikolojik kökenli ses kısıklıkları
  • Operasyon sonrası
  • Yanlış kullanıma bağlı bozulmalar
  • Ses teli felci
  • Ergenlik ses problemleri
  • Çocukluk çağı ses problemleri
Ses kısıklığı en sık hangi yaşlarda ve kimlerde görülür?

Çocuklarda ortalama ses kısıklığı %1,4 oranındadır ancak ilkokul çağıda bu oran % 12 lere kadar çıkmaktadır. Kızlarda %7,8, erkeklerde %15,8 dir. Kallvik E, Lindström E, Holmqvist S, Lindman J, Simberg S. Prevalence of Hoarseness in School-aged Children. J Voice. 2014 Jul 10. pii: S0892-1997(14)00124-6. doi: 10.1016/j.jvoice.2013.08.019. [Epub ahead of print]PubMed PMID: 25017976.

Her 13 erişkinin bir tanesi ses kısıklığı yaşamaktadır. Oran %7.6 dır. Kadınlarda çocuklardakinin tam tersine ses kısıklığı erkeklere göre daga fazladır (% 9.3 kadın, % 5.9 erkek). Bhattacharyya N. The prevalence of voice problems among adults in the United States. Laryngoscope. 2014 Oct;124(10):2359-62. doi: 10.1002/lary.24740. Epub 2014 May 27. PubMed PMID: 24782443.

#accordion-5bcb2efd510c8 .mk-accordion-single.current-item .mk-accordion-tab{ color:#88c2c6; } #accordion-5bcb2efd510c8 .mk-accordion-pane .inner-box{background-color: #fafafa;}

Ses teli ve titreşimi etkileyen durumlar:

  • Enfeksiyonlar: Gırtlak veya soluk borusunun iltahaplanarak ses telini şişirmesi sonucunda olur. Beraberinde ağrı ve kuruluk hissi yapar.
  • Aşırı kullanım: Aşırı titreşen ses tellerin birbirlerine zarar verebilir. Titreşim noktalarındaki ödem ses kısıklığı ve yorgunlukla sonuçlanır. Bu durum ses kullanımının yoğun olduğu mesleklerde önemlidir. Doğru ve yeterli kullanım problemin oluşumunu engeller.
  • Sigaranın içeriğindeki zehirli maddeler ses teli dokusunun birçok katmanına zarar verir. İlk etki yüzey tabakayı kaplayan epitelde olur. İlerleyen zamanda epitelin altındaki tabakada kalınlaşır. İlk önce ses kısıklığıyla başlayan problem daha sonraları ses kaybına kadar gider. Kalınlaşma Reinke ödemi adıyla anılır ancak adınki ödem terimi yanlıştır. Bir birikim hastalığıdır. Ödem tedavisi ile düzelme göstermez.
  • Kimyasal bazlı İlaç kullanımı, soğuk ve kuru hava ses telini kurutur ve çatallaşmasına sebep olabilir.

Çoğu zaman ses kısıklığı tehlikesizdir. Ses sağlığına dikkat edilirse kısa bir süre sonra kendiliğinden geçebilir.

Ses kısıklığında yapılması gerekenler:

  • Alçak sesle konuşun. Fısıltı sesiyle konuşmaktan kaçının.
  • Geniz akıntısının yoğun olduğu durumlarda boğazımızı temizleme ihtiyacı duyarız. Boğazımızı temizleme yerine bol bol su için ya da esneyin!
  • Stresten uzak durum.
  • Mümkün olduğunca az konuşun.
  • Ses telinize zarar veren ortam, yiyecek ve içeceklerden kaçının. Örneğin; soğuk ve kuru hava, sigara içimi, sigaralı ortamlar, mentollü içecek ve ya mentollü boğaz pastili, nane çayı, alkol den uzak durun.
  • Bol miktarda su için.

Ses kısıklığı 2-3 hafta içinde geçmediyse ve ya ses kısılmasıyla beraber diğer semptomlar da ortaya çıktıysa nefes darlığı, yutkunma zorluğu ve ya yutkunurken boğazda ağrı başladıysa acilen bir kulak burun boğaz doktoruna gözükülmesi gerekir.

Uzun süreli ses kısıklığı yaşayan kişiler, konuşma esnasında seslerini aşırı zorladıkları için ses kısılmaları yaşarlar ve bu tür durumlarda ses terapisi etkilidir.

Ses kısıklığının nedeni davranışsal- (sesin yanlış kullanımından kaynaklanan) bir problemse ses terapisi sesin davranişsal yöntemlerle dogru kullanımını ve ses kısılmalarına neden olan problemleri çözmeye yardımcı olur.

Ses kısıklığı terapisinde kişiye özel çalışmalar yapılır. Nefes ve nefesi destekleyen kas gücünü artırılır, artikülasyonları güçlendirilir ve zorlamadan daha ekonomik konuşma becerisi kazandırılır.

Vokal Hijyen

Ses bakımı, ses terapisinin önemli bir bölümünü oluşturur. Sesin kalitesini arttırmak için ses telleri dokusunun korunmasına ve suistimalli davranışlardan kaçınmaya yönelik düzenlemeler içerir.

Oluşabilecek ses problemlerini engellemek için ses hijyenine nasıl dikkat ederiz? Aşırı ses kullanımı, oda nemi, beslenme ve sese zarar veren maddelerle ilgili önerilerimiz:

Ses kullanımı:

1- Sert öksürmelerden ve sürekli bogaz temizlemeden kaçının.

Sık Boğaz Temizleme: Boğaz temizleme davranışında ses telleri sertçe bir araya gelerek birbirine çarpar. Bu durum inflamasyona ve belli kısımlarda tahrişe neden olarak ses tellerine hasar verebilmektedir. Boğaz temizlemeyi alışkanlık haline getirmiş insanların, bunu azaltmak için öncelikle bu davranışın farkında olmaları gerekmektedir. Boğaz temizleme ihtiyacı hissettiğinizde bir yudum su içmeyi deneyebilirsiniz. Bu etkili olmazsa, /h/ sesini söylermiş gibi ve ardından yutkunarak sessiz boğaz temizleme yapmaya çalışınız. /h/ sesini söylerken ses telleri açık durumda ve arasından hava geçtiği için, sessiz boğaz temizlemenin herhangi bir zararı olmayacaktır. Sıklıkla boğaz temizleme ihtiyacı çoğu zaman boğaz reflüsü ile ilişkili olabilmektedir. Diyete dikkat etmek ve bol su içmek faydalı olacaktır.

  • Daha sık yutkunmak bogazınızı rahatlatır.
  • Ses tellerinizin kurumaması ve ses teli üzerindeki mukozanın ıslak kalması için sık sık su için.
  • Küçük ve sessiz öksürük hareketleriyle boğazınızı temizleyin. Güçlü hava akımıyla ses telleri üzerindeki gıcık ve çatallanmaya neden olan fazla sıvıyı atmış olursunuz.

2- Fısıltılı konuşma, bağırarak konuşma alışkanlığı ve çığlık atma gibi ses faaliyetlerinden sakının.

3- Gürültülü ortamlarda uzun konuşmalardan kaçının.

Vokal Yüksekliği Sınırlama veya Kontrol Etme: Durumun ya da çevrenin gerektirdiğinden daha yüksek sesle konuşmayınız. Bağırmaktan, çığlık atmaktan, sesli tezahürattan ve yüksek seslerin üzerinde konuşmaktan kaçınınız. Dikkat çekmek için el çırpma, ıslık çalma vb. gibi sesli olmayan yöntemler kullanabilirsiniz. Müzik veya televizyon sesinin bulunduğu ortamda konuşurken ya da evde odalar arası iletişim kurarken sesinizi nasıl kullandığınıza dikkat ediniz.

  • Konuşmalarınıza kısa aralar vererek sesinizi dinlendirin.
  • Konuşma sürenizi azaltın.
  • Artikülasyonları daha net kullanın.
  • Yavaş konuşun.
  • Daha orta bir tonda ve daha normal bir volümde konuşmaya dikkat edin.

Oda Nemi:

Ev / Çalışma Ortamı: Yaşadığınız ortamda yeterli nem olmasına özen gösteriniz. Evinizde, özellikle yattığınız odada nemlendirme/ buhar makinesi bulundurabilirsiniz. Gece uyurken çoğunlukla ağzınızdan nefes alabilir ve gün içinde olduğundan daha fazla yutkunabilirsiniz. Bu durum boğazdaki kuruluğu arttırmaktadır. Ayrıca tozlu ortamlardan kaçınınız. Stres, gerginlik, uykusuzluk, düzensiz çalışma saatleri gibi durumlar sesimizi doğrudan etkilemektedir.Odanızı sık sık havalandırın.

Beslenme:

  • Yeme alışkanlığınıza dikkat edin.
  • Çok sıcak, soğuk ve fazla baharatlı yiyecekler ses teli zarını zedeler. Yiyeceklerimize daha dikkat edilim.
  • Hazır yiyeceklerde bulunan koruyucu maddelerden uzak durun. Bu maddeler midede aşırı asit üretime neden olur ve reflüyü artırır.

İçecek:

Hidrasyon: Tüm ses üretim mekanizmasının (ağız, boğaz, vokal kordlar ve ciğerler) etkili bir şekilde çalışabilmesi için neme ihtiyacı vardır. Gün içinde yanınızda su bulundurarak sıklıkla içmeniz (özellikle çok konuştuktan veya şarkı söyledikten sonra) faydalı olacaktır. Bol su içmek genel vücut sağlığımız için de gereklidir.

  • Gün içerisinde 1,5- 2 lt. su tüketmeye çalışın.
  • Siyah çay, nane çayı, yeşil çay daha az için.

Kahve içmeyin ya da daha az tüketin. Kahve idrar söktürücü olduğundan ses tellerini kurutur.

Sese Zarar Veren Maddeler:

  • Alkol hiç içmeyin ya da daha az miktarda tüketin.
  • Sigar içmeyin.

Sigara Kullanımı: Sigara, pipo, puro vb. maddelerin genel sağlığımız üzerinde zararları olduğu gibi üst solunum yolu, boğaz, ağız ve burunu içeren respiratuar sistemde ciddi hasarlara yol açmaktadır. İçe çekilen bu sıcak kimyasallar, dokuda inflamasyon, ödem, bazen geri dönülemez hasarlara ve kansere neden olabilmektedir.Sigara içmeyin ya da az için. Sigara dumanı ses tellerine en çok zarar veren maddedir.

  • İlaç kullanımında daha dikkatli olun. Hafif hastalıkların doğal ve bitkisel ürünlerle üstesinden gelmeye çalışın. Devamı

İlaç Kullanımı: Dekonjestan, alerji ilaçları gibi bazı ilaçlar vokal kordlar dahil vücut dokularında suyu emerek kuruluğa neden olur. Eğer tür ilaçları kullanmak zorundaysanız, su tüketiminizi arttırarak ya da alternatif ilaçlar kullanarak kuruma etkisini kontrol altına alabilirsiniz. Kafein ve alkolün de güçlü bir kurutma etkisi olduğunu unutmayınız.

Larenjit ve Laringofaringeal Reflü (LFR) Hastalığı: Üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı ses kısıklığı yani larenjit durumunda ses telleri şişer ve olması gerektiği gibi çalışmayabilir. Bu dönemde sesinizi zorlamayınız. Ses tellerindeki ödem inene kadar sesi olabildiğince rahat, yumuşak ve nefesli kullanmaya çalışınız. Yüksek şiddette ve fazla konuşmak ses tellerine zarar verebilir.

Sabahları ağızda acı bir tat olması, seste kalınlaşma, sesi açmakta zorlanma, boğazda yanma hissi, sürekli yutkunma ihtiyacı gibi belirtilerden biri ya da birkaçı varsa LFR olabilirsiniz. LFR, vokal kordların hem dokusunu hem de davranışını olumsuz etkilemektedir. Tedavi aldığınız dönem boyunca baharatlı, yağlı, asitli yiyecekler ve asitli içecekler, çay ve kahve tüketiminizi sınırlandırınız.Kontrolsüz ilaç kullanımı ve ilaçların yan etkileri doku değişimlerine neden olur.

Doğru Ses Üretiminde Postür ve Nefes:

Doğru bir ses üretimi için düzgün bir postüre ihtiyacımız vardır. Dik durmak ses üretimini kolaylaştırdığı gibi sesin işitsel kalitesini ve volümünü artırır.

Genel olarak postür ve kafanın pozisyonu ses üretiminde çok önemli bir rol oynar. Yanlış postür ciğerlerin sıkışmasına ve diyafram fonksiyonlarının kullanımına engel olur.

Fiziki gerginlikler ve farkında olmadığımız kambur duruş nefes boşluklarının optimal kullanımını engeller ve beraberinde doğru nefes alışımızı kısıtlar. Bunu en iyi nefes alırken göğüs kafesimizin de beraberinde yukarı çıkmasıyla gözlemleriz. Bu durumda diyaframın aktivitesi azalmıştır ve ses üretimi için gerekli olan hava basıncı yeteri kadar sağlanamamış olur. Bu da ses üretiminin zorlaşmasına ve ses kalitesinde değişimlere neden olur.